top of page

2025’te Mimarlık Dünyasında Neler Oldu?

Dünyada Öne Çıkan Olaylar, Projeler ve Eğilimler


Mimarlık, 2025’te yalnızca bina üretmenin değil; dayanıklılık, etik ve teknolojiyle yeniden düşünmenin aracı hâline geldi.


2025 yılı, mimarlık disiplininin estetik odaklı bir üretim alanı olmaktan çıkarak, sosyal sorumluluk, çevresel dayanıklılık ve dijital dönüşüm ekseninde yeniden tanımlandığı bir yıl olarak kayda geçti. Küresel ölçekte gerçekleşen bienaller, ödül programları, tamamlanan yapılar ve tartışmalar; mimarlığın yalnızca “nasıl göründüğü” değil, nasıl çalıştığı ve kime hizmet ettiği sorularını merkeze aldı.




1. Küresel Mimarlık Gündemini Belirleyen Etkinlikler



Venedik Mimarlık Bienali 2025

Venedik Mimarlık Bienali, mimarlığın güncel meselelerini disiplinlerarası bir çerçevede ele alan sergilerle 2025’te de tartışmaların merkezinde yer aldı. Bienalde öne çıkan yaklaşım, mimarlığın yerel bağlamdan kopmadan küresel sorunlara cevap üretmesi gerektiği yönündeydi. İklim krizi, göç, toplumsal eşitsizlik ve yapı üretiminde etik sorumluluklar birçok pavyonun ortak temasını oluşturdu.


World Architecture Festival (WAF) 2025

World Architecture Festival, 2025’te ilk kez Miami’de düzenlenerek mimarlık dünyasında coğrafi bir kayma yarattı. Canlı jüri sunumları ve kamusal tartışmalar, mimarlık üretiminin yalnızca sonuç değil süreç üzerinden de değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.



2. 2025’in Öne Çıkan Mimarlık Ödülleri


Pritzker Mimarlık Ödülü 2025

2025 Pritzker Mimarlık Ödülü, Çinli mimar Liu Jiakun’a verildi. Jüri gerekçesinde, mimarın projelerinde yerel malzeme bilgisi, toplumsal hafıza ve kamusal alan duyarlılığını bir araya getirmesi öne çıktı. Bu seçim, 2025’in mimarlık anlayışında “ikonik form”dan çok bağlam ve etik vurgusunun güçlendiğini gösterdi.



RIBA Kraliyet Altın Madalyası

Japon mimarlık ofisi SANAA’nın 2025 RIBA Kraliyet Altın Madalyası’na layık görülmesi, mimarlıkta hafiflik, geçirgenlik ve kullanıcı deneyimi kavramlarının hâlâ ne kadar güçlü olduğunu bir kez daha ortaya koydu.




3. 2025’te Tamamlanan ve Dikkat Çeken Yapılar




The Octagon – Birmingham

İngiltere’nin Birmingham kentinde tamamlanan The Octagon, 155 metrelik yüksekliğiyle kentin siluetinde yeni bir referans noktası oluşturdu. Yapı, yüksek yoğunluklu konut tipolojisinin geleceğine dair tartışmaları yeniden gündeme getirdi.


Rothko Pavilion – Portland

ABD’de Portland Sanat Müzesi’nin genişleme projesi olan Rothko Pavilion, mimarlık ile sanat arasındaki mekânsal ilişkiyi yeniden tanımlayan bir kamusal yapı olarak 2025’in kültürel projeleri arasında öne çıktı.



4. Expo 2025 ve Deneysel Mimarlık

Expo 2025 Osaka, mimarlığın teknolojiyle kurduğu ilişkiyi görünür kılan en önemli platformlardan biri oldu. Dijital pavyonlar, etkileşimli yüzeyler ve geçici mimarlık yapıları; mimarlığın deneyim odaklı geleceğine dair güçlü ipuçları sundu.


5. 2025’in Belirleyici Eğilimleri


Sürdürülebilirlik ve Dayanıklılık

2025’te mimarlık pratiğinde “yeşil bina” kavramı tek başına yeterli görülmedi. Karbon ayak izi, yerel üretim, uzun ömürlü yapı sistemleri ve adaptif yeniden kullanım, tasarımın temel kriterleri hâline geldi.


Yapay Zekâ Destekli Tasarım

Yapay zekâ, 2025’te artık yalnızca bir araç değil; tasarım sürecinin aktif bir bileşeni olarak mimarlık gündeminde yer aldı. Konsept üretimi, optimizasyon ve veri temelli karar süreçleri mimarlık ofislerinin günlük pratiğine entegre olmaya başladı.


6. Koruma, Yıkım ve Etik Tartışmalar

2025 yılı, özellikle 20. yüzyıl modern mimarlık mirasının korunması konusunda sert tartışmalara sahne oldu. Yıkım kararları, mimarlığın sadece yeni olanı üretmekle değil, var olanı nasıl koruduğuyla da sorumlu olduğunu yeniden hatırlattı.



2025, mimarlığın biçimden çok tavır, ikonlardan çok sorumluluk konuştuğu bir yıl oldu. Mimarlık disiplini; çevresel krizler, teknolojik dönüşüm ve toplumsal beklentiler karşısında kendini yeniden tanımlama cesareti gösterdi.

Bu yönüyle 2025, mimarlık için bir sonuç yılı değil; yeni bir dönemin eşiği olarak okunmalı.


Yorumlar


bottom of page